Tespit Mühendislik ve Yerbilimleri
 
 
 
 

YOL ALTYAPI

KARAYOLU, DEMİRYOLU ve TÜNEL ÇALIŞMALARI

Aktif ulaşımı ilgilendiren altyapı projelerinde prosedürün hızlandırılması ve proje kontrolünün doğru bir şekilde sürdürülebilmesi için üzerinde çalışılan zeminin jeoteknik parametrelerinin hayati önemi vardır. Bugün ülkemizde fiziksel sondaj kadar yaygın olarak kullanılmamasına karşın, ulaştırma projelerinde yolların geçtiği ve geçeceği zeminin altını en hızlı ve en doğru şekilde haritalayabilmek için gerekli herşey jeofiziğin içinde yer almaktadır.

Jeofizik yöntemler kullanarak gerçekleştirdiğimiz tüm yol, demiryolu ve tünel araştırmalarında işverenimize "hızlı" ve "net" çözümler sağlayarak, karşılaşılan problemlerin nedenlerini ayrıntılı bir şekilde ve gerekli tüm mühendislik parametreleri ile sunuyoruz.


Yol projeleri için hazırladığımız sonuç raporlarında varolan ve ileride karşılaşılması muhtemel sorunların tam kaynağı verilmekte ve bu zemin problemlerinin çözüm önerileri de tüm ayrıntıları ile sunulmaktadır. Tespit Mühendislik olarak yol projelerindeki amacımız,  en hızlı ve kesin şekilde sorunları tespit etmek ve bu sorunlara en uygun senaryo ile çözüm getirmektir. Arazi sonrası hazırladığımız sonuç raporlarında:

  • Karşılaşılan sorunun kaynağının tam tanımı ve bulunan sonuçlara göre çözüm önerileri,
  • Yeraltı tabakalarının ve bunlara karşılık gelen jeolojik seviyelerin tam kesitleri,
  • Bu parametreler ile ilgili istenilen mühendislik parametrelerinin tam bir listesi,

mühendislik normlarında standart olarak sunulmaktadır.

Yol araştırmalarında jeofizik yöntemlerin kullanılması
- Bir kavşakta gerçekleştirdiğimiz GPR (Ground Penetrating Radar / Yeraltı Radarı) ölçümlerinden elde edilen 3D model. Jeoradar cihazı kullanılarak belirlenen ve kavşağın farklı yerlerinde değişen asfalt kalınlığı miktarları kırmızı oklar ve sayılar ile belirtilmiştir (cm). Bu tip yol çalışmalarında yanlızca asfaltın kalitesi ve kalınlığı değil, aynı zamanda yeraltında varlığı bilinmeyen tesisatların ve/veya boşlukların da haritalanması yapılmaktadır -

KARAYOLLARI

Karayolu uygulamalarında yollardaki kaplamanın (asfalt vb.) :

  • Kalınlığı,
  • Niteliği,
  • Oturduğu düzlem ile uyumu,

ile ilgili sorunlara cevap üretirken ayrıca:

  • Yol altında bulunabilecek yeraltı suyu lokasyonu ve yönelimi,
  • Varsa ortamda deformasyona neden olan diğer oluşumların hatasız haritalanması

gibi önemli konularda da hızlı ve güvenilir cevaplar üretmekteyiz.

- GPR ölçümlerinin değerlendirilip yorumlanması sonucu bulunan eksi asfaltın iso-yüzey modeli (Mecidiyeköy, İstanbul). Asfalt kalınlığı dışında ortamda diğer tesisatlar da (farklı çapta elektrik hatları, fiberoptik hatlar) tespit edilip derinlik ve koordinatları ile 3D olarak verilmektedir. -
 
  - Karayolu asfalt kalitesi, yollarda altyapı sorunlarının belirlenmesi ve araç yollarında mühendislik amaçlı yeraltı haritalamasında dünya standartlarında hizmet vermekteyiz -
 

DEMİRYOLLARI ve RAY SİSTEMLERİ

Demiryolu ve ray sistemleri çalışmalarında :

  • Balast kalınlığı (Railway Ballast Thickness / RBT) ve kalitesinin ölçülmesi,
  • Yeraltı suyu yönelim ve etkileşim haritalarının oluşturulması,
  • Oturma, şişme gibi rayların stabilitesini bozabilme kapasitesi olan her çeşit jeolojik teşekkülün ayrıntılı olarak haritalanması,
  • Ölçümlerin gerek deneysel gerek gözlemsel bağıntılar kullanılarak jeoteknik parametreler ile ilişkilendirilmesi,
  • Demiryolları ve çevre zeminlere ait yeraltı tabakaları ve bunlarda görülen problemlerin jeoteknik anlamda raporlanması,
  • Demiryolu oturum bölgelerinde zemin mühendislik parametrelerinin ölçülmesi

genel olarak çalıştığımız konulardır.

- Demiryolunda balast kalınlığı ve oturma problemlerinin tespitinde kullandığımız elektromanyetik yöntemlere bir örnek. 470 m. uzunluğundaki GPR profilinde, ana kayanın hemen üstünde yer alan killi tabaka sınırından yürüyen yeraltı suyu, üst genç çökel tabaka ile etkileşime girerek 110-280 metreler arası yaklaşık 170 m.'lik bir kısımda oturmaya - çökmeye neden olmaktadır. Problemin tarafımızdan tespitinden sonra tavsiyemiz doğrultusunda Jet - Grout yöntemi ile sorunlu kısımda çökmenin önüne geçilmiş ve raylarda ileride olabilecek yamulma tehlikesi ortadan kaldırılmıştır -

Kullandığımız EM sistemler ile demiryollarında balast kalınlığının zaman içindeki olası değişimlerinin haritalanmasının yanısıra; özellikle şehir içinde yeralan ve kısa aralıklarda yoğun yolcu taşıma kapasitesine sahip LRTS* (Light Rail Transit System / Hafif Metro) ve METRO sistemlerinde zamanla oluşabilecek yatay ve düşey deformasyonların haritalanması da mümkündür. Demiryolları ve diğer benzer raylı sistemlerdeki geometrik ve düşey deformasyonların klasik olarak poligon kullanılarak ölçülmesi oldukça fazla zaman isteyen ve ancak doğru uygulanan ray prizması ölçümleri ile milimetre hassasiyetine inebilen bir yöntemdir. Ancak Tespit Mühendislik olarak raylı sistem hatlarında kullandığımız EM yöntemlerimiz bu işin çok kısa sürede, hızlı ve doğru bir şekilde yapılmasını ve diğer yöntemlere göre çok daha az hata oranları ile gerçekleştirilmesini sağlamaktadır. Özelliklerinde demiryollarında gerçekleştirdiğimiz Jeoradar ölçümleri ve bu verilerin tecrübeli mühendislerimizde ayrıntılı olarak değerlendirlimesi sayesinde ray eksenleri ve demiryolu hatları boyunca 3 boyutlu derinlik haritalarının (3D blok modellerin) çıkarılması bile mümkün olmaktadır.

* Uluslararası Demiryolu Birliği (UIC) tarafından standartlaştırılan tanımlara göre, yolcu taşıma kapasitesi bakımından saatte 25000 Yolcu taşıma kapasiteli raylı sisteme LRTS, 25000'den yukarı yolcu taşıma kapasiteli raylı sisteme ise METRO denilmektedir.

- 26-12-2009 tarihinde aldığımız ölçüyü gösteren GPR radargramında, profilin ilk 15 cm.'lik üst kısımda yer alan ve yeni bakımdan geçirilmiş raylar ve rayların altında yer alan ortalama 30 cm kalınlığındaki demiryolu balast seviyeleri görülmektedir. Raylar ortama yeryüzünden su girişi olmasına rağmen sorunsuzdur -

- 3 aylık bir zaman sonrasında 27-03-2010 tarihinde aynı bölgede aldığımız ölçüyü gösteren GPR radargramı. Balast ve alt seviyelerde zaman içinde gerçekleşen oturma (konsolidasyon) sonucunda rayların deformasyona uğradığı açıkça belli olmaktadır -

TÜNELLER

Tünel çalışmalarında :

  • Tünel duvarlarının kaplanması sonrası uygulanan dolgu işlemlerinin test edilmesi,
  • Tünel açılırken karşılaşılabilecek sorunlu veya yüksek nemli zonların belirlenmesi,
  • Tünel stabilitesinin genel kontrolü ve tüm dış etkenlerin haritalanması

amacıyla tüm dünyada yaygın olarak kullanılan en yeni teknolojik yöntemler ile hizmet vermekteyiz.

Tünel yapılarında jeofizik ölçümler- Tünellerde karşılaşılan en büyük problemlerden biri, tünel duvarlarını deforme ederek stabilitesini azaltan yeraltı suyudur. Gerçekleştirdiğimiz ölçümlerle yeraltı suyunun net lokasyon haritaları çıkarılmakta ve yeraltı suyuna benzer tüm deformasyon kaynakları en hassas yöntemler ile haritalanmaktadır (Pozantı, Yenice Tüneli) -

 
irtibat Site haritası Ana Sayfa